Sayfalar

14 Aralık 2012 Cuma

Militeriz Biz

Parka tabi ki 2012 'nin patlayan bombalarından. Backgraundu olsa da bu sene en iyi zamanını yaşıyor. Artık Deniz Gezmiş'lerle değil de Jennifer Aniston'la falan hayal edebilirsiniz parkanızı. Parkaları neden sevmeliyiz peki? Çünkü bir parka doğru parçalarla sizi vezir yapabilir. Şahsen bir kadını aşırı feminenliğe bürünmüş gördüğümde içim bayılıyor. Sanki 5 kilo baklava yemişim de su bulamamışım gibi oluyorum. Feminen parçaları retro ya da maskülen bir şeylerle kombinlediğimde ise benden iyisi yok be hacım diyorum. Bir güven geliyor, bir ego... Oh ne siz sorun ne ben söyleyeyim. Yani diyeceğim o ki topuklu ayakkabı ve parka benim vazgeçilmezlerim arasına girdi bile. Ama parka dediysek öyle içi geçmiş bayıklardan değil. Mesela Zara'da var harika bir parka. İçi yumuşacık peluş kürklü ve üstelik de leoparlı kürkü. Ben onu taşlı jean, gri basic bi tshirt ve militer botlarla hayal ettim doğrusu ilk gördüğüm anda. Ama tabi gece çıkarken elbiseniz ve topuklu ayakkabılarınızla beraber deri ceketinize bir alternatif oluşturacağı ve daha sıcak tutacağı da bir gerçek. Ya da topuklularınızla yapacağınız basic bir kombin de parkayla vurucu bir etki  yaratabilir. Bana öyle geliyor ki bir kadının seksiliğini, erkeksi ve feminenliğe karşıt bir parçayla özgüvenine atıfta bulunarak arttırmanın bir yolu bu parka modası..

Kızlar şifon etekleriniz üzerinden kazaklarınızı çıkarın ve parkalarınızı giyin!





Sonra gelelim militer botlara!!! Ya ben bu botlara hastayım. Kendileriyle ilk tanışmam annem sayesinde oldu. Yaşına başına bakmamış gitmiş asgari ücretten daha fazlasını bir bota vermiş ve kendine o muhteşem bebekleri almış. Onları gördüğüm an bunlar benim olmalı dedim ve 36 numara botları 30 kez kalıba sokturup giymeyi başardım!!!!!! Yaklaşık iki senedir de o botlar benimle ve ben onlara aşığım.

Evet botlarımın kısa özgerçmişini verdikten sonra bu konuya değinebiliriz.Neden militer botlar? Çünkü coollukta sınırları zorluyorlar ve bir kadının da güçlü olabileceğini , içindeki asi tarafını ortaya koymasını sağlıyorlar.Etekle de pantolonla da taytla da... Yani neyle giyersen giy olacaktır. Bu konuda çok başarılı modeller olduğu  kesin. Mesela Zara, Zara'nın fake ini yapmış Pull&Bear, biraz param var diyorsan Michael Kors falan filan...Aaaa tabi Enzo Angiolini ve The Nine West'i de unutmamak lazım bence! Önümüzdeki haftalarda gelecek olan indirimleri de göz önüne alırsak Nine West'te gözüme fena halde çarpan parçalar var.. Maaş gitti gene geldiği gibi.. AAAAAA!!!! Neredeyse unutuyordum. İstanbullular bilirler elbet de Ankaralılar için söylemem gereken bir ayakkabıcı var. SHOETEK! Tek fiyata çok güzel ayakkabılar satan bir mağaza. İlk olarak İstanbul'da faaliyet göstermeye başladı. O kadar ucuzdu ki ayakkabılar ekmek almaya gider gibi ayakkabı almaya gidiyorduk falan :D Neyse işte Ankara'da shoetek açılmış. Bilkent Ankuva'da. Bu arada online olarak da www.shoetekfiyat.com adresinden alışveriş yapabiliyorsunuz.Gerçekten ne kadar başarılı modellerin çok uygun fiyata satıldığını göreceksiniz.











Bu benim Nine West:'te göz koyduğum



Bu bendeki


Militerle çok alakası olmasa da bu iki şekeri de es geçemezdim.....




12 Aralık 2012 Çarşamba

Projeckt pan denemesi...

Bir alışveriş koliğin itirafları tadında...

Kendimi bu ara o kadar gergin,mutsuz, depresif hissediyorum ki kendimi alışverişe vermiş durumdayım. En kötüsü de gelecek ay depresyondan çıkarsam kredi kartı ekstreme baktıkça daha da dibe batabilirim. Bu arada iş yerimde inanılmaz sıkılmış olmanın verdiği güçle bu blogu yazarken de zaten yüreğim güm güm atıyor. Vay be adrenalin zevki arttırıyor.

Neyse işte durum şu ki geçen gün baktım ev bildiğin bir AVM, bir kuaför, bir güzellik salonu kıvamında... Hatta yakında toptan satış yapacağım o derece.. Alınca da görgüsüz gibi bir kaç tane almışım yani ne aldımsa... Ucuz ucuz al al al ... İndirimde indirimde al al al.. Diye diye eve haciz gelebilir yani. Ya bu arada hakkaten blog satışı mı yapsam ne ??

Böyle böyle derken kendi kendime karar verdim bir Projeckt Pan yapmaya.. Projeckt Pan dediğim de yani evdekileri tüketmeye işte yani. Baktım tükenecek gibi değil ben de duş jeli,sabun ve butter tarzı şeyleri koydum kafaya.. Tabi ojeler... Ev tam bir Watsons yakında millete dağıtıp hayr duası alma niyetlerine girebilirim. Neyse ben tam böyle derken Victoria Secret girmiş indirime, The Body Shop girmiş indirime.. Ya resmen eşşeğin aklına karpuz kabuğu yanii... Zaten Ankara'da V'iki de yok ki gözünü sevdiğimin İstanbul'u geleceğim elbet kavuşacağız. Sonra baktım Markafoni The Body Shop setlere ... İndirim dedin mi aklım duruyor zaten. Mantıklı düşünemiyorum. Niye gidersin indirimden iki kreme bi sabuna 80 küsür lira verirsin ki.. Hele de kendi parana kıyamayıp babanın kredi kartından.. Allah'tan adamın küçük prensesiyiz de sesi çıkmıyor. Gerçi nerem küçük kazık kadar kız olduk,mühendis olduk maaş alır olduk gene babamdan para alıyorum. Öyle böyle değil kendi maaşıma kıyamayıp babamın ek kartını taşıyorum. Kart da gold olunca tabi ipin ucunu azcık kaçırıyorum. Bak gene konu dağıldı..

Evet bu ay projeckt pan yapıyorum. Projeckt pan'ime neler koyacağımı düşündüm de bu senenin hiç rengi gül kurusu bir Dior ruj koymaya karar verdim. Zaten bu nasıl bereketli bir rujsa geçen sene bu zamanlar aldım ve her gün her gün sürdüm. Hala bitmedi hala bitmedi... Tedavülden bile kalktı benim ruj bitmedi... Bu ruj çok yumuşacık bir ruj. Böyle lipstick gibi ama değil. Ruj gibi ama değiiilll... Dudağa değdirip çekince harika bir gül kurusu, bildiğin sürünce de bordo oluyor ki oof aman nası oluyor... Eğer bir ruj alırım bir sene kullanırım dersen al gitsin. Verdiğin paraya inan değiyor yavrum.






Sonra dedim ki kendi kendime ne bitireyim ne bitireyimmm?? Ve daha önce aldığım bu Victoria Secret body lotion'ı bitirmeliyim. Zaten kışın da bu koku hiç çekilmiyor. Tabi bir body lotion için Vici fena halde pahalı olsa da artık resmen vucuduma boca etmek suretiyle her gün kullanıp bitirdim. Hiç de pişman değilim. Çok güzel nemlendiriyor. Kokusu kalıcı ve üstünüze siniyor. Hem de Vici yani daha nolsun!.. Ama bu koku işte hepsi onun yüzünden! Bu arada Vici'nin bebekleri 40 tl civarında değmez benden sölemesi!!!




Sonra sonraaa bir projeckt pan parçam da bir oje.. İnsanın nie projeckt pani oje olur ki... Rimmel 60sn gibi bi ojeniz varsa olması çok normal. Bu oje yakında bitmezse zaten kuruyarak bitecek ve benim 4 liram bile kıymetli hiç bişimi boşa götüremem!!!! Rengi çok tatlııı... Kalıcııı... Kalıcı derken uçları soyuluyor bak onu sölemezsem ayıp olur..


Bu da onun kullanımına bir örnek (:

Tabi bir de nemlendirici vardı.Baya güzel su bazlı;ama çok güzel nemlendiren, inanılmaz fresh kokulu bir Biotherm aquasource.. Bende bir sürü tester vardı ki nasıl bereketliyse minicik testerı iki haftadır falan kullanıyorum. Büyük paket alsam ömürlük olur herhalde. Ama neden almayayım ki. Sephora'nın su bazlı 30ml lik nemlendiricisi bitti bir ayda... Şimdi o mu daha pahalı yoksa bu mu? Düşünün!




Bir de tabi duş jelii... The Body Shop chocomaniasını bulamadığımdan oof tamam tamam gidip almaya üşendiğimden evime 3 dakika uzaklıktaki Sephora'dan aldığım çikolatalı bu duş jeli. Hiç mi hiç kokusu kalmaz yahu... Tamam süper yumuşatıo, duşta harika koku.. Kendini bir Kleopatra sanıyorsun falan da her şey bir yere kadar. O yer de banyonun kapısı! Sonuç olarak bitsin diye sabunlanıp üstüne kullanıyorum.. Ha ben de bir huy var sanki sabunlanmazsam temizlenmem gibi hissediyorum. Sert bi fırçayla kendimi sabunlayıp yumuşacık lifle de duş jeli sürüorum. Tahmin edersiniz ki banyodan çıkınca yolunmuş tavuk gibi kıpkırmızı oluyorum.




Bir de Fondetein... M.a.c.'in bu fondeteini cildime çok güzel uyuyor.. Renk olarak yani. Öyle sivilcelenme falan da yapmadı. Ama sevmiyorum arkadaş. MAC deyince böle kedi gibi kıllarım diken diken oluyor. Zaten hiç de kapatıcı değil. Bitsin de YSL eclat alayım... bu arada ben bir YSL fanıyım...Aşksın seğğğnnnnn!!!
Tabi iki ürün daha var. Birisi bronzer olarak kullandığım ve onun gibi bir bronzer bulamadığım bir far. yanaklarıma, burnuma ya da alnıma kontör yapacaksam bunu kullanıyorum. Gayet kalıcı, sivilce yapmıyor. Ama ev bronzer dolu ve bitmesi en kolay gözüken de bu.. Rimmel 035 numara... bu arada kontör yaparken en önemli şey mat ürünler kullanmak çünkü gölge yapıyorsunuz. Çoook ucuz ve kaliteli olduğunu düşündüğüm bir ürün. 11tl idi galibaaa (:

Dibi de göründü... Mutluyum (:

Son ürünüm ise bir kapatıcı kılıklı aydınlatıcı.. Aslında aydınlatıcı falan değil de fena halde beyaz olduğundan ben öyleymiş gibi kullandım. Öyle aman aman iyi ya da kötü diyemem. Ama yeniden almam yani..Pastel 04
Bu arada ben bu projeckt pan'i iş yerimde yazdıktan sonra (resimler için yayınlamamıştım...) gittim ve M&S dan duş jeli, duş losyonu ve body lotion aldım.. 3 al iki öde vardı. China Blue serisini aldım ve ben bu seriye aşık oldum millet!!! O da yolda yakında yazacağımmmm.

9 Aralık 2012 Pazar

Siz Derinizi Nasıl Giyerdiniz?

Son yılların en vaz geçilmez metaryeli deri oldu. Deri pantolonlar,deri etekler, deri taytlar, bileklikler... vs. Ben de deri akımına kendini kaptırdım. Resmen altın çağını yaşıyor. Channel'in jarsesi varsa 2011-12-13'ün de derisi var. 

Deri parçaları kullanmak zor gibi görünse de  aslında basit bir kuralı var. Tek bir vurucu parça kullanmak gerekiyor. Örneğin deri pantolon ya da tayt altına deri çizme giymek fena halde göz tırmalayıcı. Karşımda kedi kadın yürürmüşcesine vahşi bir görüntü bence ki fazlası rezalet olabiliyor. Ya da deri pantolonu deri ceketle kombinlemek yapılacak diğer bir büyük hata. Kısacası deri ve deriyi yan yana koymuyoruz. 

Peki biz bu parçaları neyle giymeliyiz? 

Evet. Esas konu bu.Kış aylarında deriye en yakışan aksesuar bence kaşmir,yün bir palto ya da ceket. Deri tayt ve pantolonlarla beraber, kalın görünümlü ince kazakları, şifon gömlek ve kaşmir ceketleri, kalın kazakları  giymek size retro bir görünüm kazandıracaktır. Ayakkabı olarak eğer ten renginiz görünüyorsa deri bir bootie ya da oxford giymenizde hiç bir sakınca yokken ten boşluğu olmadığında süet dokulu botları ya da uggları tercih edebilirsiniz. Şahsen benim kendi fikrim çizme kullanmamak. Çünkü bacak boyunu olduğundan daha kısa gösterdiğini düşünüyorum.

Aksesuara gelince... Eğer şifon gömlekler kullanacaksanız bence altın rengi büyük yaka şekilnde ya da türevleri harika bir outgoing görüntüsü oluşturacaktır. Eliniz aldığınız çantaysa deri ya da süet hiç fark etmez. Bu kombinin en güzel yani gündüzden geceye uyarlanabilmesi bence..  (: 

Deri bir pantolon ya da taytı açık renk bi jean gömlekle giymek de gayet cool bir görüntü yaratabilir tabii... Özellikle üstüne siyah bir blazer ve ayağınızda slipperlarla yeme de yanında yat yani.. (:

Deri eteklere gelince... Deri bir kalem etek twin set denen triko hırka ve kazakla eteğin içine sokulduğunda inanılmaz asil ve çarpıcı olabiliyor. Hele ayağınızda stillettolar ve boynunuzda da modern bir kolye ile.. Tabi pilili dizde biten deri etekler için de aynı şey geçerli.. Kısacası deri kullanmak her tarza hitap ediyor. Nereye çekseniz oraya gelebilecek bir materyal. Artık sıra sizde. Siz derinizi nasıl giyerdiniz?






8 Aralık 2012 Cumartesi

Love Sweet Love

Bir gün kös kös otururken durdum ve dedim ki, bir palet almalıyım! Evet durup dururken aklıma geldi. Tabi öyle sıradan bir palet olamaz bu. Aklımdaki gayet net! Oyuncak gibi paketleri olan, mükemmel performans gösteren ve bir Benefit paleti olmalıydı bu.. Dıt dııt dııt! Bu noktada geri sarıyoruz... Mükemmel kaliteli, eğlenceli paketleri olan ve sağlığa zararı gazetelere boy boy dökülmemiş bir şey olmalıydı bu!

Ben de ne yaptım her Türk kızı gibi Benefit'in sitesini açıp o mükemmel setleri incelemeye başladım. Bilgisayarı kapatıp Sephora'ya gitmem yaklaşık 13 dakika gibi bir süre aldı. Giyinmek 1 dakika. Asansör 1 dakika.Sephora'ya gitmek 3 dakika.Park yeri bulmak 10 dakika!!! Evet evinizin dibinde Ankara'nın en büyük Sephorası varsa para harcamamak nasıl zor bilemezsiniz.

Önce içeri girdim ve derin bir nefes aldım.Üç dakika içinde mağazayı turlayıp Benefit standının önünde nevaleyi açtım. İncele incele sür incele oooh sür sür parfüm de sür derken içimden bir ses 'ya Elif, uzatma şu Jet Set'i al çık' diyordu ki iyi ki onu dinlememişim. Vallahi çok mutlu oldum. Tabi aynı ses Milliyeeeet gazetesiiiiii.... Kanseerrrr.... İsraaaffff.... Al la senden kıymetli mi? gibi şeyleri de aynı anda söyleyebildiği için ona pek güvenemedim. O an kendimi Too Faced standında buldum. Muhteşem bebek mavisi paketiyle bana al beni al beni diye melür melür bakan o seti gördüm. İşte o set!

İşte bu bebeğin içinde bir allık fırçası ki ne fırça! Oyhh yumuşacıııııkkkkk... Bir göz bazı ki bu baz dünyanın en iyi bazlarından sayılıyor. (Urban Decay'den sonra tabi zaten). Sonra bir yüz bazı,nasıl nasıl kadifemsi bir his anlatamam! Bir göz kalemi. Kalem kalemdir sayıp dökemeyeceğim bu noktada;ama yumuşacıııkkkk... Bir Lashgasm maskara (bu ismi de Nars Orgasm'dan mı çakmışlar acaba?) ve son olarak harikulade bir palet! Ah tabi unutmadan bir de pofuduk yumuşak mı yumuşak bir makyaj çantası vaaaaaaaaaaaar!

Palet tam bir hikaye kitabı. İçinde yukarıda kutunun arka kısmındaki renklerde 6 adet far, bir pembe allık, bir bronz allık ve 2 adet de ruj var. Renkler gerçekten bu senenin hit renkleri.

Paletin tasarımı hikaye kitabı şeklinde ve ilk sayfasında Shakespeare'in bir sözü var.Diyor ki 'Onu ilk gördüğüm an aşık oldum. Oysa gülümsedi. Biliyordu..' (ben de hep ilk görüşte aşık olanlardanım (: )Yani bence bu palet Boyfriend vaad ediyor.İnanırsak olur bence! Diğer sayfalarda günlük ve gece için smoky eyes tarifleri bulunuyor.   Gelelim resimlere....



 
Bu da kitabın sonu tabi =P

Renkler ışıktan dolayı tam belli olmuyor aslında. Ama gerçek renkler kutunun arkası olarak koyduğum resimde daha belirgin. 

Rimele gelirsek. Nası mutluyum, iki tane rimelim var ve hiç para ödemedim :P set haricinde yani! Bu rimel biraz Loreal 4D ye benziyor. Kirpikeleri tek katta hooop aya uçuruyor. Vallahi tek kuruş yol parası da almıyor. Fırçasını gözünüze değdirmemeye dikkat edin. Fırçalar artık plastik oldu malum oyarsınız o gözleri. Çok acıtıyor benden söylemesi!!!

Böyle değişik açılı bir fırçası var.Çok bir numarası da yok zaten maksat 'Vay! dostum , o da ne dedirtmek'. Tabi benim gibi biraz daha farklı bir tepki verip ilk bakışta 'bu ne lan' da diyebilirsiniz.
Ve karşınızda LashGASM




Rimel'den sonra da yumuşak sürümlü olan kalemine gelelim ki ben nasıl cimriysem bir kaleme 10 lira veremeyip bu setlere saç saç saç diyebiliyorum kendime... Bedava kalem işte nolsun!


sırada bu harika pofuduk pofuduk fırçam vaaaaar!!!!!! .Çok pofuduk ben buna kıyamayacağım o kadar yumuşak kiiiiii
Sonra bu iki baza gelelim. Öncelikle göz bazından nokta kadar almanız yeterli. Öyle iyi bir ürün. Ten rengi bir rengi var. Tabi kimin ten rengi de denilebilir bu noktada. En azından benim ten rengim. Farınızın asfaltlanmamış yol gibi durmasını önleyip gün boyu kalmasını sağlayan çok müthiş bir şey bu!!!! Yüz Bazı ise kadife gibi dokulu. Elime sürdüğüm kısımla sürmediğim kısım, yumurtanın fırçalanmış ve fırçalanmamış tarafı gibi duruyor. Yine yüzünüze uyguladığınızda çizgileri doldurup fondeteine'e pürüzsüz bir yüzey hazırlıyor. Tabi sadece parlamasını istediğiniz bölgelere uygulamanız da yeterli olacaktır.

İlk olarak bu pembe olan yüz bazımız (oldukça büyük ha?;) )

Ve bu da göz bazımızzzz


Valla öyle kaptırmışım ki huh! Bitmiş bile (: Yılbaşı setleriniz seviyoruzzzzzz .. Yılbaşını seviyoruzzz. Herkeese iiyi yıllar dilerim daha şimdiden!!!

1 Aralık 2012 Cumartesi

Kasım'da Bitenler..

Kasım ayının son günü ben de kasımda bitirdiğim,memnun kaldığım ya da kalmadığım ürünlerden bahsetmek istedim. Ben aldığım şeyleri son noktasına kadar bitirmeden rahat edemeyenlerdenim. Tıka basa doysam arkamdan ağlamasın diye son lokmayı yer büyük anneyi yutmuş kurt gibi devrilir yatarım. Tüketim ruhuma işlemiş olsa da israftan eser yok neyse ki.

Şimdi ilk olarak bitirdiğim bir fondeteinden bahsedeceğim. CLARINS'in Skin Illusion Mineral & Pilant Extracts. Benim kullandığım 107 beige olanı. Bu fondetein benim cildimde çok da iyi bir performans göstermedi. Bir kere kalıcı değil. İlk sürüp aynada kendini bir Marilyn Monroe görsen de emin ol sokaktakiler seni öyle görmüyorlar. Çünkü zaten sen gideceğin yere varana kadar o çoktan uçmuş gitmiş oluyor. İlk buluşmada etkileyeceğin çocuk için garanti bir fondetein ve porselen bir cilt istiyorsan BUNU ALMA derim ben! Kapatıcılığı orta seviyede ve ciltte yağlanmaya neden olabiliyor ki bende oldu.Böyle vıcık vıcık elime geliyordu elim yüzüme değdiğinde.Onun dışında doğalmış güya artık ne kadar doğalsa!! Bittiğine seviniyorum oh sonunda kurtuldum.



İkincisi favorim olan bir göz makyajı temizleyicisi. Bitirdim mutluyum yedeği vardı hemen açtım. Çok söze gerek yok iki fazlı waterproof makyajı anında temizleyen benim hassas ötesi hassas gözlerimi bile yakmayan bu harika SEPHORA temizleyici

İvit. Sırada bir eye liner var. Ne demişler Eyeliner is an art but the first time it's hard. Siz de art kısmına geçebildiyseniz bu eyelinerı tercih edebilirsiniz.İki senedir kullaıyorum ve hergün kullanıyorum daha yeni bitti. Kalıcılığı mükemmel. Üstelik de ucuz. Ben bu tarz ürünlere çok para vermeyi sevenlerden değilim açıkcası. Yani bir Eyelinera 70 TL verene kadar o 2 TL daha verir rimmel alırım ya da 25 tl'sine bir eyeliner üstüne de gider bi kazak alırım. Her neyse devam edelim.Hemen kuruyor,sağa sola bulaşmıyor ve üstelik de fırçası kolay uygulama sağlıyor. İşte budur!


Diğer bir biten ise çok çok çok aşık olmadığım;ama onca para döktüğüme yandığım bir John Frieda! Neden çünkü bence bu bir onarıcı maske değil bir nem maskesi. Resmen saçınız neme doyuyor. İpek gibi bir sağa bir sola... Ama kesinlikle muhteşem değil. Bir schwarzkopf glis bakım maskesi de aynı sonucu verebiliyorsa bu maskeye bu parayı vermek anlamsız. Ama muhteşem kokuyor.Çok param var saçacam ne karışıon diosan al tabi kime ne.



Gelelim tırnaklara. Tırnaklarım habire suyun altına girmekten iyice zayıflamış ve bitik halde iken bu Sephora tırnak yağı ile tanıştım. Tanışmamız bir %70 indirim gününde 5 Tl ye denk geldiğinden çok memnun oldum tabi. Buram buram lavanta kokuyor. Gerçekten de düzenli kullanımda ki bu düzenli kullanım benim için duştan sonra ojesiz tırnaklarıma sürmek oluyor, gerçekten işe yarıyor. Ben çok memnun kaldım bence ihtiyacı olanların İNDİRİM ZAMANI deneyebileceği ürünlerden. Harikaydı ama her güzel şey gibi onun da sonu geldi ve bitti.Şuan indirim de yok napcamı bilemez halde 'İsyan'dinliyorum.


Bir de bu Rimmel London'ın kampanyalı rimmel ve asansörlü kalemini almıştım Watsons'tan.İkisi 13TL gibi komik bir fiyattı ki direk yapıştım ben de zaten. Herkesin abarttığı gibi harika bir rimel değil rimeli.Perinin elindeki değnek değil ki bir Sindrella yapsın sizi.Fırçası baya pofuduk olduğundan da her yere bulaşıyor üstelik 12ml olmasına rağmen nasıl oldu da 2 ayda bitiverdi anlamadım.

Kalemi de waterproofmuş bugün üstünü okuyunca gördüm.Yalan vallahi yalan.Elinizle gözünüzü bir ovuşturun hele o zaman bile çıkıyor ne waterproofu.Eve geldiğinizde gözünüzün yarısında hiç bir şey olmayabilir. Panda gözlerine aman dikkat! Onun dışında kalemi yumuşacık tabi ve kolay sürülüyor.Asansörlü olması da benim için bir avantaj. Temiz kalıyor hiç değilse. 11TL gibi bir fiyatı olması lazım kalemin gene almayı düşünüyorum açıkcası. İşte o ikili.



Madem rimmel dedik rimellerden devam edelim. Çok büyük ümitlerle aldığım Yves Saint Laurent'in shocking maskarasından da çok memnun kalmadım. İlk açtığımda çok cıvık cıvıktı ve kıvam alması uzun sürdü. Kirpikleri güzel uzatıp dolgunlaştıran bir rimmel amma velakin hamur kıvama geldi tandır tükendi rimel bitti. O yüzden bir daha almayacağım ama atmayacağım da! Çünkü fırçası çok güzel ve dandik bir rimmeli bile kirpiklerinize bu fırçayla sürdüğünüzde güzel sonuç almamanız imkansız.



Ve kadın rimmeli buldu!! Lancome Hypnose Drama!! İnanılmaz volumelü kıvrık ve uzun kirpikler.. Başta kirpikleriniz için bir alışma süresi gerekiyor bir hafta kadar yaklaşık. Sonrasında ise söylenecek söz yok. Rimel Lancomedan sorulur!




Sırada bitirdiğim, tükettiğim, sömürdüğüm bir vücud kremi var. Bath & Body Works'ün Coconut Aruba'sı. Muhteşem kalıcı ve başarılı bir koku. Sürünce parfüm kokusu gibi kalıyor tende. Hemen emiliyor ve cildi yumuşacık yapıyor. Ben bu kokuya hastayım ama bitti ve Ankara'da bulamıyorum. Çok üzgünüm :( Sanırım yerini Body Shop Chocomania ile doldurmaya çalışacağım.


Bu dev gibi kremi ben 3 kere kestim ve bu halde onu sonsuzluğa uğurluyorum...

Son olarak da favori yaz parfümüm bitti! Aslında yaz olarak kısıtlamak ne kadar doğru bilmiyorum. O kadar başarılı bir koku ki anlatmakla olmaz koklamak lazım. Yves Saint Laurent'in Elle E D Parfum'u. Çok kalıcı. çok başarılı çok harika çok çok çok çok.... Bitti şimdi Yves Saint Laurent'in Belle D'opium mavisini kullanıyorum. Benzer kokular olduğu için de sıkıntı duymuyorum. YSL makyaj ve parfüm konusunda gerçekten çok başarılı bence. Volupte rujlarına aşığım mesela... Ya da allıklarına ya da eclat aydınlatıcısına ya da ya da ya da.. YSL ya ! neyse söz bitti ürünler bitti...